26 Mayıs 2010 Çarşamba

Yalova

Yoruldum dün. Tek oyun oynadılar ama arabalı vapurdu bilmemneydi derken içim çıktı. Evde kalacağıma gittiğim iyi olmuş aslında. Yanıma bir Penguen bir Uykusuz aldım arabalı vapurda okudum. Hava çok güzeldi. Huzurlu hissettim deniz etrafımda penguen elimdeyken. Güldük falan filan, bir de baktım ki arabalı vapur kağnı hızıyla ilerliyor. Aha sıçtık bu hızla gidersek bikaç aya varırız diyordumki vardık. Bizi kel bir adamcağız karşıladı. Tiyatroya doğru gittik Yalova Belediyesinin. Kapının önünde bir avuç 13-14 yaşlarında abaza çocuk vardı. "İstanbullular" eheögö diye şarkı söylediler. Sonra yanıma biri yanaştı ve bişeyler dedi ben nasıl kaçtığımı hatırlamıyorum. Korktum. Sonra bizi yemek yemeye bir restoranta götürdüler. Yedik içtik tıkandık derken dönüş yolunda bikaç butiğe baktık annemle. Oyunun başlamak üzere olduğunu farkeden annem koştu bense inşallah abaza çocuklar kapının önünde değildir diye söylendim. Telefon elimde takıldım falan derken oyun başladı. Kameraya çek dedi Fatih abi. Çektim çekmesine ama, belediye başkanının yanına oturduğumu bilmiyordum. Adam tam bir kazmaydı. Oyunda telefonla konuştu falan. Ve tüm esprilere AKDJSFH şeklinde yarımşar saat güldü. Döndüğümde aşı olmalıyım dedim kendi kendime. Mikrop adam.

Sonra 12 civarı çıktık oradan. Dönüş yolu daha uzundu. Çok daha uzun. Uyu desen uyunmaz, kalk desen kalkılmaz. A. Vapurda kalktım yemek yedik sonra indik arabaya tekrar. Herkesi evine bıraktılar, en sona biz kalmıştık.

Neden tanrım, neden?
-cansın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder