23 Mayıs 2010 Pazar

Eski Fotoğraflar

Eski fotoğraflara baktık bugün Selina'yla blogger'a adam gibi profil fotoğrafı koyayım derken. Bakmak o bakmak işte, bir başladık bak bu geçen seneki halim diye devamı çorap söküğü gibi geldi adeta. Her fotoğrafa baktıkça "höhöhöhö", "ahahaha" diye güldüm bir de hayvana bağlamış şekilde. En yakın tarihi düşünüyorum da bu sene Alice in Wonderland'e gittiğimizdeki halim. Aman tanrım, biri beni atsın camdan aşağı, o ne öyle rapçi kılıklı gibi salak salak dolaşıyorum. Bir de kendimi tarz sanıyorum falan. Salak salak pozlar, yüzümü saklamalar - tamam çirkinim de fotoğraf bu be - - hoş yüzümü açınca da aptal aptal bakıyorum. Ve bunlar daha iyi halleri.

Eskiye gittikçe resimler abuklaşıyor, misal,CansDenz'le ilk buluşmamızdan kalan fotoğraflar bile yakılıp külleri denize atılmalık - anısı olmasa tabii ki. Baktıkça deli gibi gülüyorum, "Poz vermek mi? O ne demek?" der gibi her fotoğrafım ya yok böyle bir olay. Abuk sabuk bilmiş yüz ifadeleri, gülüyorum sanıp yüz buruşturmalar. Kendimi havalı snaıyorum yine her zamanki gibi falan. Ve bunlar bile iyi eskiye göre.

İlk kendi kendime çektiğim fotoğrafları iyi ki Face'e falan koymamışım. Bir insan ancak bu kadar amele olabilir. Poz şu; sadece yüzü kare içine alıyor ve mal mal gülümsüyorsunuz. Gözlüklerle, saç şekle girmemişken falan. Kollar da kenarlardan görünüyor - evet, iki elimle makineyi tutup çekiyorum. İyi ki o zaman Facebook yokmuş, o kadar mutluyum ki. yine iyi zamanlarıma denk gelmiş Face, bu ilk dönüşüm evremin sonlarına falan. - o halim de ayrı mal ya neyse.

Ve daha da eskilere gidiyoruz, kendimiz fotoğraf çekmeyi daha yeni yeni çözüyoruz, okula makine getiriyor ve tahtaya "İstanbul Hatırası" yazılıp resim çekiliyor altında kankalarla, 5. sınıf zamanları.

Herkes mi tip olur ya... Herkes mi embesil olur, kendini tarz sanar? Ben de bunların içindeyim tabii ki. Kendimi gayet cool sanıp kameraya aptal gülücüklerle poz veriyorum, bir de o kadar köylüyüm ki anlatamam yani yok öyle bir dünya. Kulağımda altın küpeler var "sahte" küpe takmama ananem izin vermiyor diye. O küpeler yara yaparmış gerekçe de. Ben de salak salak yiyorum bu lafları falan. Her neyse, saçlarım örgülü ya da yapıştırılmış alna, tip deseniz 1.30 boya 50 kilo mübarek. Bildiğiniz bir köylü kızı. Okul kıyafetleriyle falan oldu mu da top gibi görünüyorum böyle vur yuvarlanayım. Şirin bulunsa da o tipim bence gayet köylü, salaktirik zamanlarım.

Ve çok çok eskilere gidiyoruz. Daha digital fotoğraf makineleri yokken, ailelerimiz her anımızı fotoğraflarken... Evet, doğru tahmin, 6 yaş civarı.

Sanırım en güzel fotoğraflarımın olduğu dönemlerim. Aptal aptal pozlar vermişim yine ama bilinçli aptal değil bu sefer, bildiğin aptal. Ve öyle ince, cılız, parmak kadarım ki bu ben miyim diye şaşmamak elde değil. O halime bakıp bakıp gülüyorum ama bunlar ne kadar malım höhöhö gülüşleri değil. Ne şirinim ahaha gülüşleri. Fark var yani anlatamasam da. Evet o dönemlerim hayatımın fotoğraf açısınan en parlak dönemleriymiş. Umarım ileriki yaşlarımda da bu mallığımdan sıyrılıp özüme dönerim.

Amen.

+Aysu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder